TOBB İstanbul Kadın Girişimciler Kurulu Başkanı - Hatice KAL

Hatice KAL

Günümüzde rekabet artık küresel bazda yürütülmektedir. Giderek keskinleşen küresel rekabetin gerektirdiği, yapısal reformları gerçekleştiremeyen firmalar ayakta kalmakta zorlanmakta, ülkeler ise sorunlar yaşamaktadır. Bu yarışta ülkelerin en önemli varlığı olan iyi yetişmiş insan gücünün, işgücünün niteliği ve istihdamın önemi giderek artmaktadır. Nitelikli insan gücü, gelişen teknolojiye uyum sağlamada ve verim artışında en önemli unsurdur. İnsan gücünün niteliği ve tam istihdamı ülke milli gelirinin de artışı demektir. Diğer taraftan istihdam edilemeyen insanlar; toplumun güvenliği ve huzur içerisinde yaşaması bakımından da önemli bir tehdit olarak ortaya çıkabilmektedir. İşte bu noktada da istihdamı artırıcı çalışmalar olarak değerlendirdiğimiz girişimcilik faaliyetleri önem kazanmaktadır. Girişimci, risk alarak yenilik veya geliştirme yapan kişidir. Diğer bir deyişle, girişimci fırsatları gözleyen ve onları bulduğunda her tür riski alarak fikrini gerçekleştirmeye çalışandır. aha ileriye götürecek değerleri sağlayacaktır. Girişimci işsizlik sorununa önemli bir çözüm olanağı sunduğu gibi ekonomik büyümenin de dinamosunu oluşturmaktadır. Girişimci, ekonomik kaynakların düşük üretkenlik alanlarından yüksek alanlara aktarılma sürecinde baş aktördür, çünkü üretim kaynaklarını yeni bir tarzda birleştirerek kullanılmayan üretim faktörlerinin kullanılmasını sağlar, ama daha önemlisi kullanılmakta olan üretim araçlarının ve mevcut girdilerinin değişik şekillerde kullanımı ile üretimi artırır. Girişimci yeni düşüncelerin yaratılması, yayılması ve uygulamasını hızlandırır, ayrıca yeni endüstrilerin doğmasına yol açar, teknolojileri kullanan sektörlerde verimliliği artırır ve hızla büyüyen sektörler yarattığı için ekonomik büyümeyi hızlandırır.

Ülke ekonomisine bu denli katkı sağlayan girişimcileri, cinsiyet dağılımına göre değerlendirdiğimizde ise maalesef kadın girişimcilerimiz açısından üzücü bir tablo karşımıza çıkmaktadır. Yapılan araştırmalara göre ülkemizde erkek girişimci sayısının 1.3 milyon ve kadın girişimci sayısının 80 bindir. Bu sayısal veriyi uluslar arası arenada incelediğimizde Türkiye’deki kadın girişimci oranının yüzde 7 seviyesindeyken gelişmiş ülkelerde bu oran yüzde 40’lar seviyesinde olduğu karşımıza çıkmaktadır. Kadın girişimcilerimizin sayısını artırmak için ise herkese belli başlı görevler düşmektedir. Bu nedenle ülke genelinde yürütülen kadın girişimciliğini destekleme çalışmalarına el birliği ile destek vermek ve eve kapanan kadınlarımızın yolunu açmak hepimizin sorumluluğudur.

Bu nedenle de kadın girişimciliğini destekleyen bizler , illerimizde kadınlarımıza iş kurma, iş geliştirme ve iş sahibi iseler çalıştıkları sektörlere yönelik güncel bilgiler veren eğitimler sunmalıyız, kadınlarımıza gönüllü danışmanlık hizmetleri vermeliyiz. Ayrıca iş kuracak olan kadınlara kredi olanakları ve koşulları hakkında bilgi vermeliyiz. Eğitimlerin yanı sıra çalıştaylar ve deneyim paylaşım grupları ile kadınların girişimcilik konusunda bilinçlendirilmesine katkı sağlamalıyız. Unutmayalım ki gelişmiş bir toplum olmamızın en önemli unsurlarından olan kadınlarımız için yapacağımız yatırımlar, onların girişimciliği için atılacak adımlar toplumumuzun ilerlemesi ve ülke imajımızın olumlu yönde değişmesi açısında da çeşitli katkılar sağlayacaktır.