KOZMETİK SEKTÖRÜ, KADIN ve KADIN GİRİŞİMCİLİĞİ

Günümüz de "Bir iş açmak çok kolaydır, onu açık tutmak ise çok zordur."

Bilgi, riski minimize eder. İhracat günümüz dünyasında oldukça kolay bir şekilde yapılabilmektedir. Özellikle KOBİ'lerin ihracattaki paylarını artırmayı hedefleyen Ekonomi Bakanlığımızın bu konu ile alakalı oldukça fazla teşvikleri mevcuttur. Bu teşvikler arasında; Pazar araştırma desteği, Yurt Dışı Birim, Marka ve Tanıtım Faaliyetlerinin Desteklenmesi, fuar katılım gibi pek çok desteklerini sayabiliriz.

İHRACAT YAPARKEN DİKKAT EDİLMESİ GEREKEN BAŞLICA HUSUSLAR;

1-Sözleşme:

Burada mesleğe ilk başladığım yıllarda bir büyüğümün başından geçen hikayeyi anlatmadan geçemeyeceğim. Giresun da kendine ait fındık bahçesinde fındık yetiştirip satan 50’li yaşlarında olan Ahmet Bey, o günkü şartlarda geçimini sağlayacak kadar kazanan biridir. Günün birinde, Giresun’a İsviçreli çikolata üreticilerine hammadde sağlayan ve İsviçre’de yaşayan bir firma sahibi Dünya’nın en kaliteli fındığının Giresun’da olması sebebiyle Giresun’a gelir ve Ahmet Bey ile tanışır. İsviçreli firma Ahmet Bey’in o seneki tüm hasılatını satın alarak ücretini peşin öder ve ülkesine döner. Ahmet Bey, o güne kadar hiç ihracat yapmamıştır, konu ile alakalı bilgiye sahip değildir. Ancak başarı ile ilk ihracatını yapar.

Ertesi sene firma Ahmet Bey’in komşularının fındığını da almak için organize etmesini ister. Ve yine parayı peşin öder ve ülkesine döner. Böylece 10 yıl geçer. Artık İsviçreli firma yazları yayla turizmi için Giresun yaylalarına, Ahmet Bey de kayak turizmi için ailesi ile Alplere gitmeye başlar ve böylece aralarında iş dışında dostluk kurulmuş olur. Bu arada Ahmet Bey Giresun’un gayrimenkul zengini olmuş, itibar kazanmış, çeşitli derneklerin yöneticiliğine getirilmiştir. İsviçreli firma Ahmet Bey'e son olarak çok yüklü bir sipariş verir, ancak ödemeyi 6 ay sonra yapabileceğini söyler. Ahmet Bey iş ilişkilerinin kırılmasından endişelendiği için bir şey diyemez, teklifi kabul eder. Ahmet Bey itibarını kullanır ve 6 ay sonra ödemek üzere alımlarını gerçekleştirir ve ihracatı yapar. 6 ay geçmesine rağmen para gelmeyince İsviçreli alıcısını telefonla arar, ancak telefonlara çıkan olmaz.

Alım gerçekleştirdiği çiftçiler paralarını isterler. Ahmet Bey İsviçre'ye gider. Ancak defalarca ziyaret ettiği ofis kapalıdır, kimseye ulaşamaz. Ne yapacağını bilemez halde Giresun’a döner. Bu durum da kendisini tanıyan ve paralarını isteyen çiftçilere borç sahibi olarak gayrimenkullerini satarak ödemeleri yapmaya başlar. Ancak gayrimenkulleri bu ödemeleri karşılamayınca kendi oturduğu villasını da satıp daha küçük bir apartman dairesine yerleşmek zorunda kalır. Bütün bu sorunların kaynağı olarak Ahmet beyi suçlayan ailesi ve çocukları kendisini terk eder. Artık orada yaşayamayacağına karar veren Ahmet Bey kendisine bir bilgisayar, fax, ofis ve tekrar ticaret yapması için destek veren bir tanıdığının yanına İstanbul’a gelir.

Eğitimlerimde sürekli tekrarladığım bir cümle vardır.
"Ticaret güven esasına göre kurulamaz."
"Ticaret güven esasına göre kurulamaz."

2-Ortaklık kurulması:
Ortaklık kurulması durumunda karşı taraf iyi tanınmalı. İhtilafa düşülmesi durumunda hak kaybına uğramamak için "kazan – kazan" formülü ile tasarlanmış iyi bir anlaşma hazırlanmalıdır.

3-Problem çıkması durumunda :
Karşılaşma olasılığı yüksek sorunlar araştırılmalı ve karşılaşılacak problemlerin nasıl tolere edilebileceği konusunda plan yapılmalıdır. Firma için önem arz eden ve karşılaşma olasılığı yüksek problemlerde nasıl bir yol takip edileceği konusunda mutlaka ACİL SORUN ÇÖZME METHODLARI geliştirilmelidir.

4-Karşı tarafın gümrük mevzuatı :
Karşı tarafın gümrük mevzuatı bilinmeli. İhracatı gerçekleştirmeyi planladığımız ülkeye satacağımız ürün ile alakalı olarak bir kısıtlama var mıdır ? Ürünün gümrük vergi oranı nedir? İthalatta istenilen belgeler nelerdir ? Bunların hangisi ihracatçı tarafından sağlanacaktır ? vs. bilgiler elde edilmeli ve o ülkeye ihracat yapabilecek alt yapının firmamız da olup olmadığı tespit edilmeli, eksiklikler var ise ivedilikle giderilmelidir.

5-Risk analizi :
Gerçekçi risk analizi yapılmalı. Risk analizi yaparken proje çok riskli görünüyorsa girmekten kaçınılmalıdır.

6-Ödeme ve Teslim Şekilleri :
Ödeme şekillerinde seçilen ödeme şeklinin o ülkenin gereksinimlerine cevap verebilecek nitelikte olması gerektiği gibi, ihracatçı açısından değerlendirdiğimizde ihtilaf durumunda parasını en kısa zamanda ve minimum maliyetle alabilmelidir. Malın nerede ve nasıl teslim edileceği belirlenmeli ve seçilen teslim şekline göre ihracatçı yükümlülüğünün nerede başlayıp nerede son bulacağını önceden bilmelidir.

7-Markalaşma :
Markalaşma yolunda adımlar atılmalı. Marka olmanın dış ticaret başarısındaki önemi her ne kadar ortadaysa da özellikle orta-üst gelir düzeyine hitap edecek ürünlerde markalı ürünlerin kalitesini hatırlatacak tarzda "stil" yaratabilmenin arayışları içinde olunmalı. Marka olma yolunda ilerleyen firmalar kesinlikle markalaşmayı hedeflediği ülkelerde marka başvurularını yapmalıdırlar.

8-Standartlar :
Standartlara dikkat edilmeli. Özellikle ithalatında zorunlu standart bulunan ürünlerin nakliyesi yapılmadan önce uygunluk denetimi yaptırılmalı. İhracatçılarımız rekabet edebilmek ve piyasada tutunabilmek için belli standartlarda ürünler üretmeye özen göstermelidir. Düşük fiyatlı ürünler yerine kaliteli ürünlere yoğunlaşılması gerekmektedir.

9-Fuarlar :
Fuarlara iştirak edilmeli. Profesyonel ihtisas fuarlarına, belirli bir hedefe ulaşana kadar sabırla iştirak edilmeli ve fuarın etkinliği mutlaka önceden araştırılmalıdır.

10-Reklam ve tanıtım :
Reklam ve tanıtım faaliyetlerinde bulunulmalı. Finansal imkânlar ölçüsünde mümkün olduğunca reklam ve tanıtıma önem verilmelidir. İhracat’ta tek seferlik satış değil süreklilik arz eden satış önemlidir. Bunun için firmalar tarafından pazarlama ve yenilik kavramları üzerine eğilerek ve farklılık yaratarak farkındalık oluşturmalıdır.

"Üreten Güçlü Türkiye için Sürdürülebilir Katma Değerli İhracat"

Saygılarımla;
Nurfer ÖZKULOĞLU
DELTAKSA GROUP
info@deltaksagroup.com